FIKRALAR
KAZ
adam ölür
ve öbür dünyada sorgusu baslar :
- Hiç içki içtin mi?
- Aman efendim...
- Kumar oynadın mı?
- Aman efendim...
- Kadınlarla aran nasıldı?
- Aman efendim, ben kim çapkınlık kim.
Cebrail dönüp seslenir :
- Oradan bir çift kanat getirin!
Adam çok sevinir :
- Melek oluyorum, değil mi efendim? der.
Cebrail cevaplar:
- Hayır kaz oluyorsun!
3.BOĞAZ KÖPRÜSÜ
Üçüncü
Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış.
Tam açılışın yapılacağı sırada kurdele kesilirken köprü büyük bir gürültüyle
yıkılmış.
Japon: 'Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı: 'Gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını
çekip intihar etmiş.
Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere
dönmüş: 'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...
BİR KÜÇÜK
TEBESSÜM
Küçük
kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini
daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine
yardim eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı,
yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek
yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk
defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın
bir parçasını her zaman köse başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.Adam
öyle ama öyle minnettar oldu ki. iki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti.
Karnini ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının
yolunu islik çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek
yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan
kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından
sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek
öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün
apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını
kucaklayıp, ölümden kurtardılar.
Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜMSÜN
sonucuydu.